SON DAKİKA
--:--:--

İzmir’de kadın cinayetlerine protesto: “Kadınlar hayattayken korunsun”

İzmir’de son 10 günde 3 kadının öldürülmesine tepki gösteren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, İzmir Barosu önünde basın açıklaması yaptı. Platformun İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, “Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı” dedi. Avukat Hatice Aslan Atabay ise kadınların güvende olmadığını belirterek, kadına yönelik şiddetin önlenmesi çağrısında bulundu.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
İzmir’de kadın cinayetlerine protesto: “Kadınlar hayattayken korunsun”

(İZMİR) – İzmir’de son 10 günde 3 kadının öldürülmesine tepki gösteren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, İzmir Barosu önünde basın açıklaması yaptı. Platformun İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, “Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı” dedi. Avukat Hatice Aslan Atabay ise kadınların güvende olmadığını belirterek, kadına yönelik şiddetin önlenmesi çağrısında bulundu.

İzmir’de son 10 günde Seferihisar’da Ebru Serep, Çeşme’de Pınar Güneş ve Menemen’de avukat Özge Penbegül’ün öldürülmesi, kadın cinayetlerine yönelik tepkileri artırdı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, yaşanan 3 kadın cinayetine dikkat çekmek amacıyla İzmir Barosu önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Son 10 günde yaşanan kadın cinayetlerini hatırlatan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir İl Temsilcisi Esra Akın, kadınların öldürülmeden önce korunması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:

“Seferihisar’da Ebru Serep, eskiden birlikte olduğu itfaiye eri Abdullah Karabina’nın evini ateşe vermesi sonucu ağır yaralandı. Günlerce hastanede yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetti. Fail hakkında daha önce uzaklaştırma tedbiri uygulanmıştı. Ama bu karar Ebru’yu korumaya yetmedi. Çeşme’de 28 yaşındaki Pınar Güneş, iki erkeğin karıştığı silahlı saldırıda vuruldu. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Cinayete ilişkin soruşturmada dört kişi tutuklandı. 22 Ekim’de ise Menemen’de avukat Özge Penbegül, nişanlı olduğu polis memuru tarafından silahla öldürüldü. Üç kadın, üç ayrı cinayet. Üç ayrı hayat yarım bırakıldı. Üç kadının ailesi, sevdikleri, arkadaşları bugün onların yokluğuyla karşı karşıya. Biz artık kadınların öldürülmesinin ardından aynı açıklamaları yapmak istemiyoruz. Kadınlar öldürülmeden önce önlem alınsın, kadınlar hayattayken korunsun istiyoruz!”

“ARTIK YETER”

Kadın cinayetlerinin yalnızca İzmir’le sınırlı olmadığını vurgulayan Akın, platformun Eylül 2026 raporuna göre bir ayda 28 kadının öldürüldüğünü, 19 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu belirtti. Akın, şöyle devam etti:

“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak açıkladığımız Eylül 2026 raporuna göre yalnızca bir ayda 28 kadın öldürüldü, 19 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Öldürülen 28 kadından 23’ünün hangi gerekçeyle öldürüldüğü tespit edilemedi. Kadınların yarısı evlerinde, 15’i ise ateşli silahlarla öldürüldü. Bunlar yalnızca rakam değil. Her birinin bir adı, bir hayatı vardı. Her birinin geride kalan ailesi, yakınları ve sürdürülmesi gereken bir adalet mücadelesi var. Kadınlar evlerinde, sokaklarda, işyerlerinde; evli oldukları, birlikte oldukları ya da eskiden birlikte oldukları erkekler tarafından öldürülüyor. Ve biz her ay yeni isimler açıklıyoruz. Her ay yeni ailelerle tanışıyoruz. Her ay başka kadınların adalet mücadelesine omuz veriyoruz. Artık yeter! Kadınların yaşaması için daha kaç kadının öldürülmesi gerekiyor?”

“KADIN CİNAYETLERİ ÖNLENEBİLİR”

Koruma mekanizmalarının uygulanmasının önemine dikkat çeken Akın, Özge Penbegül’ün bir polis memuru tarafından öldürülmesi nedeniyle kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun da sorgulanması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Biz biliyoruz ki kadın cinayetleri önlenebilir. Bunun için yasalar var, koruma mekanizmaları var. Ama mesele bu yasaların uygulanması, kadınların gerçekten korunması. Ebru Serep’in öldürülmesi bize bunu bir kez daha gösterdi. Bir kadın şiddetten korunmak için başvurmuşsa, uzaklaştırma kararı alınmışsa devletin görevi o kararın uygulanmasını sağlamaktır. Kadın öldürüldükten sonra yapılan açıklamalar, başlatılan soruşturmalar onu geri getirmiyor. Özge Penbegül’ün bir polis memuru tarafından öldürülmesi de başka bir sorumluluğu önümüze koyuyor. Kadınları korumakla görevli kurumlarda çalışan erkekler de kadın cinayetlerinin faili olabiliyor. Kadınların yaşamını korumakla görevli bir polis memuru bir kadını öldürüyorsa, burada yalnızca failin değil, kamu kurumlarının denetim ve sorumluluk mekanizmalarının da sorgulanması gerekiyor.”

“SİLAHLARI KİM DENETLİYOR”

İzmir’de öldürülen Pınar Güneş ve Özge Penbegül’ün ateşli silahlarla yaşamını yitirdiğini hatırlatan Akın, şiddet riski bulunan kişilerin silahlara erişiminin engellenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Bir diğer mesele de silahlar. Eylül ayında öldürülen kadınların yarısından fazlası ateşli silahlarla öldürüldü. Pınar Güneş ve Özge Penbegül de silahla öldürüldü. Kadınları tehdit eden erkekler silahlara nasıl erişiyor? Bu silahları kim denetliyor? Şiddet riski bulunan erkeklerin silahlara erişimini engellemek için neden yeterli önlem alınmıyor? Kadınların yaşamı söz konusuyken hiçbir ihmal kabul edilemez. 6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalı. Uzaklaştırma kararlarının ihlalleri karşılıksız bırakılmamalı. Şiddet tehdidi altındaki kadınların başvuruları ciddiye alınmalı. Görevini yerine getirmeyen kamu görevlileri de hesap vermeli. Kadın cinayeti davalarında cezasızlığa yol açan uygulamalara son verilmeli. Kadınları öldüren erkeklerin haksız tahrik ve iyi hâl indirimleriyle daha az ceza almasını kabul etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldı. Ama biz İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Kadın cinayetleri kader değil! Önlenebilir cinayetler karşısında sorumluluğunu yerine getirmeyenler hesap vermeli!”

“KADINLAR GÜVENDE DEĞİL”

Basın açıklamasında konuşan avukat Hatice Aslan Atabay da son dönemde yaşanan kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Kadına yönelik şiddetin yargı mekanizmalarınca basit tehdit olarak değerlendirilmesini eleştiren Atabay, şunları söyledi:

“Öfkeliyiz çünkü kadınlar güvende değiliz, kadına yönelik şiddet basit bir tehdit değil. Sürekli yargı mekanizmalarınca basit tehdit olarak adlandırılan şiddet, basit bir tehdit değildir. Kadına yönelen ve ataerkiden beslenen hiçbir şiddet basit değildir. Bir şey mi yapmamız lazım? Hepimiz bu duyguya kapıldık bugün. O zaman amasız, fakatsız, acabasız kadınların yanında durun. Bir şey mi yapmak istiyorsunuz? Memleketin bir tek meselesi kadının nafaka hakkıymış gibi kadının ekonomik olanaklarını sıfırlayıp şiddete mahkûm eden anlayışı reddedin. Kadınların yaşam hakkını korumak mı istiyorsunuz? Öncelikle erkeği kadının sahibi gibi gören anlayışı her türlü reddedin. Kadının davranışını, kıyafetini yargılamayı bırakın. Kadınların yaşam hakkının korunması, müstehcenlik soruşturmalarıyla, LGBTİ+’lara yönelik baskı ve tutuklamalarla korunmaz. Aksine bu politikaları üreten mekanizmalar, asıl failleri görmezden gelip kadın cinayetlerinin önünü açmaktadır. Dün meslektaşımıza silah çeken bir kamu görevlisiydi. Silah kullanma yetkisi olan bir kamu görevlisiydi ve bu hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz bir sonuçtu. Kadınların can güvenliği sağlanmadıkça aile de umurumuzda değildir. Aileyi korumak mı istiyor yargı sistemi? En yüksek kanun yolu olan Yargıtayın, kadının kişilik haklarını yok sayan kararlarına bir baksın. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun önüne giden ve kadının bir kişiliği yokmuş, erkek onun sahibiymiş gibi yorumlar yapan kararları ortadan kaldırsın. Bu sebeple kadınların yaşam hakkı için yan yana durmaya, yan yana mücadele etmeye, bu basit tehdittir, bu cinnettir, ama, fakat, lakin dememeye devam edeceğiz.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
İzmir’de kadın cinayetlerine protesto: “Kadınlar hayattayken korunsun”
İzmir’de kadın cinayetlerine protesto: “Kadınlar hayattayken korunsun”
İzmir Barosu Başkanı Sökmen: Şiddet eğilimi gösteren kamu görevlilerinin silah taşıma yetkisi askıya alınmalı
İzmir Barosu Başkanı Sökmen: Şiddet eğilimi gösteren kamu görevlilerinin silah taşıma yetkisi askıya alınmalı
Mardin’de piyasa değeri 8 milyon TL olan kaçak ürünler ele geçirildi
Mardin’de piyasa değeri 8 milyon TL olan kaçak ürünler ele geçirildi
Besici maliyetlerin yükselmesinden yakındı: “Bu işi yapmanın artık bir mantığı kalmadı”
Besici maliyetlerin yükselmesinden yakındı: “Bu işi yapmanın artık bir mantığı kalmadı”
Yeşilay Genel Başkanı Dinç: “Sigaradan dolayı her yıl 120 bin insanımızı kaybediyoruz”
Yeşilay Genel Başkanı Dinç: “Sigaradan dolayı her yıl 120 bin insanımızı kaybediyoruz”
CHP heyetinin zeytinyağı fabrikası ziyaretinde üreticiden iktidara tepki: “Oy verdiğime pişman oldum”
CHP heyetinin zeytinyağı fabrikası ziyaretinde üreticiden iktidara tepki: “Oy verdiğime pişman oldum”
Göl Kıyısından Güvenilir Haber
Haber Küçükçekmece

Haber Küçükçekmece, “Göl Kıyısından Güvenilir Haber” anlayışıyla ilçeden yükselen tüm gelişmeleri anlık, tarafsız ve doğru bir bakış açısıyla sunan; Küçükçekmece’nin gündemini yakından takip edebileceğiniz güçlü bir haber platformudur.

2026 Haber Küçükçekmece © Tüm hakları saklıdır. Haber Küçükçekmece