Milli Savunma Bakanlığı’na yürümek isteyen er şehit aileleri ve er gazilere polis ablukası sürerken, gerilim yaşandı. Polis müdahalesine maruz kalan ve fenalaşan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ı istifaya davet etti.
(ANKARA) – Milli Savunma Bakanlığı’na yürümek isteyen er şehit aileleri ve er gazilere polis ablukası sürerken, gerilim yaşandı. Polis müdahalesine maruz kalan ve fenalaşan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ı istifaya davet etti.
Özlük hakları talebiyle 44 gündür Ankara’da eylemde olan er şehit aileleri ve er gazilerinin, Kurtuluş Parkı’ndan Milli Savunma Bakanlığı’na yapmak istediği yürüyüş polis tarafından engellendi. Polis, er şehit aileleri ve er gazilerini ablukaya alırken, Kurtuluş Parkı’nın yanındaki Aksu Caddesi’nde ulaşım çift taraflı olarak durduruldu. Uzun süre ablukada kalan er şehit aileleri ve er gazilerine İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve yanındaki partililer destek verdi.
Milli Savunma Bakanlığı’na yürümek isteyen er şehit aileleri ve er gazilere polis ablukası sürerken yaşanan gerilim nedeniyle İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, fenalaştı. Türkoğlu ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Polisle yapılan görüşmenin ardından er şehit aileleri ve er gaziler ablukadan çıkarak Kurtuluş Parkı’nda nöbete devam etme kararı aldı. Parkta yapılan açıklamada konuşan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, 10 kişilik bir heyetle Milli Savunma Bakanlığı’nın önünde basın açıklaması yapmak istediklerini ancak izin verilmediğini söyleyerek, “Türkiye Cumhuriyeti gazilerine yapılan bu davranış hak da değil, reva da değil. Böyle olmaması gerekirdi. Bu insanlar 20 yaşında hayatlarını vermiş, uzuvlarını vermiş, gençliklerini vermiş. Dünyanın hiçbir yerinde şehit ailesine ve gazisine bu şekilde bir muamele, bu şekilde bir davranış görülmemiştir. Biz görmedik. Eğer gördük diyen varsa buyursun, söylesin. Türkiye’de ‘bu da yapılmaz’ denilen her şey yapıldı. Biz dağda teröristlerle çarpışırken, günün birinde polis ablukası altında kalacağımızı söyleselerdi, rüyamızda görsek inanmazdık. ‘Olmaz böyle bir şey’ derdik. Onu da yaşadık. Bizi polisle karşı karşıya getirdiler. Daha öncesinde, bir hafta önce yaşadığımız bir olayda da askerle karşı karşıya getirdiler. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gazileriyiz. Bizi siner, korkar, gider, bırakır sanıyorlarsa yanılıyorlar. Gitmeyeceğiz arkadaş. Gitmeyeceğiz. Bunu neden anlatamıyoruz biz kimseye? Biz burada öleceğiz, yine gitmeyeceğiz. Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“BİZİ REHİN ALDILAR”
Kendilerine muhatap bulamadıklarını vurgulayan Çerçioğlu, gazilerin birçoğunun ilaç kullandığını hatırlatarak, şöyle konuştu:
“Bu arkadaşların tamamı ağır ilaçlar kullanıyorlar. Psikiyatrik ilaçlar kullanıyorlar. Çok kötü yerlere gidecek bunun sonu, çok kötü yerlere. Bunun sorumlusu ben değilim. Bunun sorumlusu İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü. Anayasal hakkımızı kullanmaya çalıştıkça mağdur ediliyoruz. Burada parkın dışına çıkartılmıyoruz. Biz rehin alınmış durumdayız şu an. Tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına sesleniyorum, Ankara’ya sesleniyorum, civar illere sesleniyorum: Bizi rehin aldılar. Türkiye Cumhuriyeti gazilerini rehin aldılar. Burada rehin alınan gaziler değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ta kendisidir.
“AKAR’I İSTİFAYA DAVET EDİYORUM”
Nedir bizim suçumuz? Hak aramak. Gelsin bir tane yetkili, istediğimiz şeyin haksız bir şey olduğunu söylesin. Söyleyemiyorlar. Biz haksız bir şey istemiyoruz. Bize yapılan haksızlığın giderilmesini istiyoruz. Kimseye kindar bir tavırla davranmıyoruz. Kimseye kin gütmüyoruz. Buyurun gelin, tekrar ediyorum, buyurun gelin. Konuşalım, konuşarak çözelim. Bu rezilliği hep birlikte ortadan kaldıralım. Bu devlet de bizim, bu bayrak da bizim, bu vatan da bizim, bu polis de, bu asker de bizim. Biz tamamımız bir Türkiye’yiz. Bugün Çankaya Köşkü’nde bebek katili Abdullah Öcalan’a statü vermek için uğraşanlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti gazisinin bugün Milli Savunma Bakanlığı’na gidip bir açıklama yapmasına müsaade etmiyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. Biz bu vatan için bu hâle geldik. 20 yaşımızda bizi budadınız, böyle dal budar gibi. Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ı istifaya davet ediyorum. Hulusi Akar bize ‘marjinal bir grup’, ‘bir azınlık’ diyor. Biz bebek katiline ‘Sayın’ demektense marjinal bir grup ve azınlık olmaktan şeref duyarız, şeref.”
Haber Küçükçekmece, “Göl Kıyısından Güvenilir Haber” anlayışıyla ilçeden yükselen tüm gelişmeleri anlık, tarafsız ve doğru bir bakış açısıyla sunan; Küçükçekmece’nin gündemini yakından takip edebileceğiniz güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap