TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Ülkemizde yaklaşık Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah’ın izniyle yoluna devam edecektir” dedi.
(İSTANBUL) – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Ülkemizde yaklaşık Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah’ın izniyle yoluna devam edecektir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen “Bosphorus Diplomasi Forumu’26″nın kapanış törenine katıldı.
Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, “Türkiye yeni dünyanın, çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden birisidir ve Türkiye’nin yakaladığı bu ivme, Allah’ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcı. Türkiye, bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır” dedi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin son dönemdeki dış politikasına ilişkin şunları söyledi:
“Türkiye müzakereci bir dış politika anlayışına sahiptir. Önümüzdeki mesele ne kadar zor olursa olsun hiçbir meselenin diplomasi masasında konuşulmaması mümkün değildir. En zor meseleyi diplomasi masasına getirip konuşabilecek, tartışacak ve buradan Türkiye’nin lehine sonuçlar değiştirebilecek bir dış politika algısına ve gücüne sahibiz. Bu sadece Türkiye’nin meseleleri değil, Türkiye’nin etrafındaki ülkeleri ilgilendiren meselelerde de böyledir. Örneğin, Rusya ile Ukrayna arasındaki meselede bütün Batı ülkeleri sorunu çözmek konusunda aciz kalırken, burada İstanbul’da, 2022 yılının Mart ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde iki taraf aynı masa etrafında toparladı ve müzakere etmeye başladılar. Hatta şunu da söyleyeyim, draft kopyası imzalanmış olan anlaşma o zaman başka ülkeler istemediği için gerçekleştirilemedi. Eğer o anlaşma gerçekleşseydi bugün Rusya-Ukrayna Savaşı çoktan sona ermiş olurdu. Ayrıca bölgemizdeki bütün meselelerde Türkiye, sorun çözücü, müzakereci diplomasi anlayışıyla masada her zaman olumlu katkı sunan ülkelerden birisi olmuştur.
“TÜRKİYE, TÜRK DÜNYASIYLA İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRMEKTE OLAN BİR ÜLKE”
Türkiye’nin dış politikasının bir diğer özelliği aktif bir dış politika olmasıdır. Yani Türkiye, aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın, bölge ülkelerinin, belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafya, belki de açık söyleyelim, insanlığın en zor coğrafyasında sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada Türkiye aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir. Türkiye daha birkaç gün evvel, birkaç hafta evvel NATO zirvelerine, hem parlamento başkanları hem liderler zirvelerine ev sahipliği yaptı. Türkiye NATO üyesi, Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi, Türkiye Avrupa Birliği’nin aday ülkelerinden birisi, Türkiye Balkanların bir parçası, Türkiye Kafkasların parçası, Türkiye geniş coğrafyamızda Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirmekte olan bir ülke. Yani bir seferde saydığınızda onun üzerinde, Karadeniz Ekonomik İşbirliği grubundan tutun birçok Körfez İşbirliği’ne kadar birçok çevreyle ilişkisi olan bir ülke. Türkiye’nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir.
“KAPALI KAPILAR ARDINDA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYOR, MEYDANLARDA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ”
Türkiye’de belli çevrelerin aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirmeye girdiği nokta, ‘Türkiye’nin eksen kaymasına uğradığıdır.’ O beylerin eksenden anladığı, Batı’nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız şey şudur: Türkiye’nin bir tane ekseni vardır. O da kendisinin milli, yerli eksenidir, Türkiye’nin eksenidir. Türkiye’nin dış politikasının bir başka önemli özelliği ise ilkeli olmasıdır. Yani biz bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başka bir ülkeye, bir başka kapının arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemiyoruz. Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz, dünyanın birçok meselesine karşı ilkesi ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde onlara da hizalanma mecburiyetini getiriyor. Dolayısıyla Türkiye bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır. Türkiye’nin dış politikadaki bir başka yaklaşımı ise özellikle Osmanlı’nın çöküş döneminden itibaren sürekli parçalanma, bölünme sürecine girmiş olan geniş coğrafyamızda birleşmenin adresi olmak niyetimizdir. Bunu fevkalade güçlü bir şekilde de ortaya koyuyoruz.”
“YENİDEN GÜÇLÜ BİR BÖLGE, YENİDEN TERÖRSÜZ BİR BÖLGE İNŞA EDİLECEKTİR”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bu bölge halklarının Türkü ile Kürdü ile Arabı’yla Acemi’yle Sünnisi’yle Şii’siyle hep beraber bir ve bütün olduğu, bir ümmetin sağlam parçaları olarak bir araya geldiğini Allah’ın izniyle hepiniz göreceksiniz. Terörsüz Türkiye meselesi bu sürecin ilk adımıdır. Bu coğrafyada, bizim ülkemizde yaklaşık Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. 40 yılı aşkın süredir devam eden, binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah’ın izniyle yoluna devam edecektir ve böylece sadece Türkiye’nin sınırları içinde değil, Türkiye’nin sınırları dışında da Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer bütün unsurların bir ve beraber olduğu o güzel günler yeniden kurulacak, yeniden güçlü bir bölge, yeniden terörsüz bir bölge inşa edilecektir.”
Haber Küçükçekmece, “Göl Kıyısından Güvenilir Haber” anlayışıyla ilçeden yükselen tüm gelişmeleri anlık, tarafsız ve doğru bir bakış açısıyla sunan; Küçükçekmece’nin gündemini yakından takip edebileceğiniz güçlü bir haber platformudur.
Yorum Yap